YİRMİÜÇÜNCÜ YIL

Yine yeni bir festivalin başlangıcındayız.
Aylar önce başlayan koşuşturma, bu yazıyı kaleme aldığımız günlerde tüm ağırlığı ile üzerimize çökmüş gibi. Düzenleyici ekip olarak heyecanın yanı sıra ciddi bir yorgunluk da yaşıyoruz. Seyirciler salondaki yerini aldıktan, ışıklar söndükten sonra, onlara sinema dünyasında yapacağı bu gezintiyi hazırlayabilmek için verilen bu çok büyük uğraş, bir hafta sonunda bitiveriyor. Doğal olarak herkes kendi dünyasına, kendi koşuşturmasına geri dönüyor. Perde, bir yıl sonra tekrar açılıp açılamayacağı kaygısını da içinde taşıyarak, bir kez daha kapanıyor.

Bizlere keyif ve güç veren, bir yerlerde karşılaştığımız bir yönetmenin, bir izleyicinin “yıllar önce sizin festivalinizde bir film görmüştüm hala unutamıyorum” ya da “ bu festival bizim için bir okul niteliğindeydi” demesi. Buna benzer cümleler, yaklaşımlar, artık giderek tekrarlanmasını sorguladığımız festivalin yaşatılması için bizleri her yıl tekrar harekelendiriyor. Bir de yurt dışından gelen başvurular var. Adımız nerdeyse her ülkede bilinir olmuş. Şili, Kore, Brezilya, Singapur gibi çok uzak ülkelerden dahi başvurular olması, internetin bize sunduğu nimetin sonucu olduğu kadar, ekibimizin yıllardır en ufak ayrıntıyı atlamadan, ülkemizin saygınlığına leke düşürecek bir aksaklığa olanak tanımadan bu işi başarıyla sürdürmesinden de kaynaklanıyor.

Bu yıl Türkiye, Belçika, Fransa, İngiltere, Brezilya, Macaristan, Iran, Bulgaristan, Polonya, Avustralya, Tayland, ABD. İspanya, İtalya, Hindistan, Kanada, Almanya, Ermenistan, Avusturya, Lübnan, Moldova, Kore, Kırgisiztan, Kosova, Hollanda, Romanya, İsviçre, Afganistan, Makedonya, Singapur, Bangladeş, Arjantin, İsrail Cezayir, Fas, Yunanistan Bosna Hersek, İsveç, gibi ülkelerden 870 film başvurdu. Bu filmler arasında yapılan özenli seçim sonucunda, izlediğiz program oluşturuldu.

Her filmi, değişik gün ve saatlerde iki kez gösteriyoruz. Yerli ve yabancı yönetmenlerin bir araya gelerek, yeni projeler için işbirliği gerçekleştirmelerini arzuluyoruz. Seyirci ile filmlerin yönetmenlerini tanıştırmayı, onların arasında sinema sanatı aracılığı ile bir köprü kurmayı hedefliyoruz.

Festival açılış konuşmasını her yıl bir dost sanatçıya yaptırmak artık gelenek haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda Alin Taşçıyan, Tayfun Pirselimoğlu, Derviş Zaim katılımları ile bu geceye ayrı bir değer kattılar. Bu yıl da yönetmen, senarist Ümit Ünal aramıza katılarak “ Sinema Sanatı ve Kısa Film” üzerine bir konuşma gerçekleştirecek.

Festivalimizin workshop bölünün bu yılki konusu “Sinemada Sanat Yönetiminin Anlamı ve Önemi”. Birçok filmde sanat yönetmenliği yapmış ve çalışmaları ile ödüller almış olan Natali Yeres bu bölümde deneyimlerini izleyiciler ile paylaşacak. Yaptığı çalışmalardan örnekler sunacak. Filmlere gösterilen ilginin bu tür buluşmalara da gösterileceği beklentisini taşıyoruz.

Her şey hızla değişiyor. Festivalimizin ilk yıllarında insanlar kısa filmleri izleyebilmek için saatler öncesi salonun kapısında kuyruklar oluşturur, çoğu insan içeri giremezdi. Parasızlık nedeni ile katalog bastıramadığımız, filmlere Türkçe alt yazı yapılamadığımız o heyecan dolu günler artık çok gerilerde kaldı. O günlerin seyircilerinin bir kısmı bugünün ünlü sinemacıları oldular. Bu konuma gelmelerinde, festivalde izledikleri kısa filmlerin de katkısı olduğuna inanıyor ve bundan mutluluk duyuyoruz.

Bugün artık insanlar internetten, hatta cep telefonlarından kısa filmler izleyebilme şansına sahipler. Festivali sürdürmenin gerekip gerekmediğini belki tekrar sorgulamamız gerekiyor. Bunun en iyi yanıtının, sizlerin filmlere, etkinliklere göstereceğiniz ilgide saklı olduğunu düşünüyoruz.
Bir kez daha, destek veren, emeği geçen herkese teşekkürler.

Hilmi Etikan
Kasım 2011